2 Aralık 2015 Çarşamba

Ömrüme sızan bu sancılarla nasıl dönerim geri. Ardına bir avuç kül vaat eden bir ömre sığar mı bunca yalnızlık? Şimdi bir kabus olur düşlerim, ve düşer bir bir gecenin kara yazılarına.
Ne zaman susacak bu kelimeler?
İçimdeki bu çığlık ne zaman kesilecek?
Mahur gözlerine mi vurdu hazan; ne olur bir şey de.
Kabulümdür senden gelen… Ritmi bozuk gönlüme bir merhem sür; düş sancım!
Avare yürüyüşlerime yol ol, iz ol. Kimliğimden hatırıma düşen ismim ol. Şimdi delilik, susma vaktidir.

Gök kuşağında düşleri uçurma vaktidir.bir yamaca tutunmuş ellerimde parmak parmak ölmektir. Gidişindir adına yeminler ettiğim.
Bitişimdir içimdeki suskunu terk edişim.
Düş sancım ;yaralarımın adıdır adın.
İçimdeki çocuğu hep aldatışım.
Sensiz düşlere kanmayışım.
Korkuma bürünene asi yalnızlığım.
Ben hala unuttuğun duraktayım…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder