Ve sevmektendir bilesin ;
Her yağmur damlasına,
her ezan sonrasına,
Her namaz arasına yerleştirilen duâların
“ Ona bir şey olmasın”la bitmesi...
10 Ekim 2016 Pazartesi
Yitirdiğin her şeyde kazandığın bir şey vardır,
kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin.
Bu yüzden birileri ısınıp dururken dinmez üşümelerin.
Hayat karşına nasıl çıkarsa çıksın,
seni ne kadar yıpratırsa yıpratsın sakın vazgeçme.
...
Ve unutma;
Eğer hayallerin olmazsa bir gün başkasının hayali olamazsın!
Her şey; bir sokak çocuğunun elini cebine sokabildiği kadar boş.
Öznesi olmayan cümleler gibi değersiz.
Ve senin "Naber" soruna, "İyilik" dediğim kadar yalan...
kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin.
Bu yüzden birileri ısınıp dururken dinmez üşümelerin.
Hayat karşına nasıl çıkarsa çıksın,
seni ne kadar yıpratırsa yıpratsın sakın vazgeçme.
...
Ve unutma;
Eğer hayallerin olmazsa bir gün başkasının hayali olamazsın!
Her şey; bir sokak çocuğunun elini cebine sokabildiği kadar boş.
Öznesi olmayan cümleler gibi değersiz.
Ve senin "Naber" soruna, "İyilik" dediğim kadar yalan...
19 Şubat 2016 Cuma
27 Ocak 2016 Çarşamba
25 Ocak 2016 Pazartesi
Sana,yokluğuna eş değer keş duygular biriktiriyorum bakışlarımda.
Sen yoksun ya,her bakışım sana,her görüşüm sana.
Görünüşler'im ve aldanışları'm bir bir sana akıyor hala.
Sen yoksun,kaldığın yerden devam ediyorum kendimi kandırmaya.
Kendi kendimi kanatma/ya.
İtiraf ediyorum; Ben idamlık bir şairim hala!
Ayaklarımın altından çeksen/de hayatımı; Hakkım hala helal sana.
Ve bilesin; Ayaklarımın altından çeksen/de hayatımı,benim her düşüşüm sana.
Sana d/üşüyorum bu gece en/keş duygularla; Tut/ma beni Yar...
Öylesine işte...
Sen yoksun ya,her bakışım sana,her görüşüm sana.
Görünüşler'im ve aldanışları'm bir bir sana akıyor hala.
Sen yoksun,kaldığın yerden devam ediyorum kendimi kandırmaya.
Kendi kendimi kanatma/ya.
İtiraf ediyorum; Ben idamlık bir şairim hala!
Ayaklarımın altından çeksen/de hayatımı; Hakkım hala helal sana.
Ve bilesin; Ayaklarımın altından çeksen/de hayatımı,benim her düşüşüm sana.
Sana d/üşüyorum bu gece en/keş duygularla; Tut/ma beni Yar...
Öylesine işte...
24 Ocak 2016 Pazar
Ama sende gidersen bu kentten ,
ıslanmak için bi sebebim kalmayacak yağmurda..
Tüm otobüslere zamanda yetişmek zorunda kalacağım..
hangi gözlere bakıp ta yolumu şaşıracağım Sitare..??
Sen gitme olur mu..
Bırak alışmışlığım kalsın öylece..
Tüm hovardalığımla , tüm serseriliğimle yaşayayım bu kenti seninle..
Gülmez ki yüzüm , böyle gidersen ..
Bak gamzem çıkmış , gidersen bilemezsin ki..
Uzaktan Keder gibi durur yüzümde...
Sana deli , sana 'dolu'yum...
Ben böyleyim sitare..
ıslanmak için bi sebebim kalmayacak yağmurda..
Tüm otobüslere zamanda yetişmek zorunda kalacağım..
hangi gözlere bakıp ta yolumu şaşıracağım Sitare..??
Sen gitme olur mu..
Bırak alışmışlığım kalsın öylece..
Tüm hovardalığımla , tüm serseriliğimle yaşayayım bu kenti seninle..
Gülmez ki yüzüm , böyle gidersen ..
Bak gamzem çıkmış , gidersen bilemezsin ki..
Uzaktan Keder gibi durur yüzümde...
Sana deli , sana 'dolu'yum...
Ben böyleyim sitare..
İbrahim İNECİK
Bir yanım yetim ve yitik şimdi,
gözümün kestirmediği yollarda fink atıyor ayaklarım,
dizlerim yorgun ,
yürek yolun bana kapalı
sabah doğsa güneş'e bulanık ne farkederki yüreğime
Yabancı hecelere teslim olmuş sözlerin tümceleri
her harfinde seni anlatmak varkenn hanii,
suskun gece yolcusu gibi
yolunuzu bilmez kelamlara teslim şimdi kalemim
gece,gün ve gündüzlük açmıyor içimi
İyisimi demli çay'a teslim etmeli sensiz geçene saatleri,
Bir yanım, sensizliğe teslim şimdi
öyle zararsız ve ziyansız geçmiyor hani yoklugun
bazı bazı türkülere eşlik ediyor lisanım istemeden
gözlerimde hafiften bi nem hisseder gibiyim
kaç dal sigaraya teslim ettin diye sorma ciğerlerimi
senden sonra paketleri saymayı bıraktım
gibisi fazla ,
Öyle amaçsızca izliyorum işte geceleri
sessizliğin demine efkar yüklüyorum
iyisimi ?
beni koydugun yalnızlıkta sen savur gülüşlerini ,,,
Öyle İşte
Bazen sustuklarımızdan anlamlı cümleler adadık
Ölü harfler mezarlığına.
Bazen de konuştuklarımızdan acıyı ayıkladık
Mutluluğumuzun en ıslak safına.
Zaman aleyhimize olsa da
Tüketmedik sevdayı.
Tükenmedik,
Ölü harfler mezarlığına.
Bazen de konuştuklarımızdan acıyı ayıkladık
Mutluluğumuzun en ıslak safına.
Zaman aleyhimize olsa da
Tüketmedik sevdayı.
Tükenmedik,
Hep gecenin üçüne kuruluydu sesimiz.
Geceye nefeslerimizi ördük.
Sesimin senli yanıyla seni anlatırken
Ben sana nufüz ediyordum.
Sen ise siyahın en tekil yanından kaçıp
Yüreğimin en ıslak yerinde
Umuda gülümsüyordun.
Geceye nefeslerimizi ördük.
Sesimin senli yanıyla seni anlatırken
Ben sana nufüz ediyordum.
Sen ise siyahın en tekil yanından kaçıp
Yüreğimin en ıslak yerinde
Umuda gülümsüyordun.
Evet büyüdük şimdi.
Demlendik sevda çaydanlığında.
Ağzına kadar dolu bir cümlenin ucundan
Küçük bir umudu paylayıp
Büyük bir mutluluğu içtik.
Sevdanın bir yanına sen dudağını dayadın,
Bir yanına da ben..
Kana kana içerken nefeslerimizi,
Yüreklerimizi sevdaya muska diye asıyorduk.
Demlendik sevda çaydanlığında.
Ağzına kadar dolu bir cümlenin ucundan
Küçük bir umudu paylayıp
Büyük bir mutluluğu içtik.
Sevdanın bir yanına sen dudağını dayadın,
Bir yanına da ben..
Kana kana içerken nefeslerimizi,
Yüreklerimizi sevdaya muska diye asıyorduk.
Şimdi elimizde bir fırça.
Birbirimizin eşgallerini çiziyoruz.
En masum yanımızdan kanatıp siyahı,
Bir beyaz kağıdın içine
Adlarımızı sırt sırta veriyoruz.
Bir mektuba konu oluyoruz sonra.
Giriş cümlesinde ben,
Gelişme bölümünde sen..
Sonuç kısmında biz..
Birbirimizin eşgallerini çiziyoruz.
En masum yanımızdan kanatıp siyahı,
Bir beyaz kağıdın içine
Adlarımızı sırt sırta veriyoruz.
Bir mektuba konu oluyoruz sonra.
Giriş cümlesinde ben,
Gelişme bölümünde sen..
Sonuç kısmında biz..
Yalnızlığa üryan doğan,
Acıya isyan kusan
İki yüreğe bir cümlelik mezar yeter değil mi sevgili.
Gel adını yanaştır adıma.
Sırt sırta durmayı bilmeyen yüreklerimize
Kemiklerimizin yan yana durmasını bağışla.
Kentinin bir sinemasında
Romantik bir filmi izleyemesek te
Bırak adlarımızın telif haklarını
Sevdaya miras bırakalım..
Acıya isyan kusan
İki yüreğe bir cümlelik mezar yeter değil mi sevgili.
Gel adını yanaştır adıma.
Sırt sırta durmayı bilmeyen yüreklerimize
Kemiklerimizin yan yana durmasını bağışla.
Kentinin bir sinemasında
Romantik bir filmi izleyemesek te
Bırak adlarımızın telif haklarını
Sevdaya miras bırakalım..
Yalnızlığa doğan
Sevdada büyüyen yüreğine selam olsun sevgili..
Adımı da,
Soyadımı da sana bağışladım sevgili..
Helal olsun…
Helal olsun..
Helal olsun..
Helal-i hoş olsun seni sevmelerimin.
Çünkü hayatın en içten yanında sevdim seni.
Umudun en ıslak zamanında seviyorum seni.
Ve de mutluluğun en imkansız safında
Seveceğim seni.
İyi ki varsın sevgili..
Ben varken yalnız değilsin.
Sevdada büyüyen yüreğine selam olsun sevgili..
Adımı da,
Soyadımı da sana bağışladım sevgili..
Helal olsun…
Helal olsun..
Helal olsun..
Helal-i hoş olsun seni sevmelerimin.
Çünkü hayatın en içten yanında sevdim seni.
Umudun en ıslak zamanında seviyorum seni.
Ve de mutluluğun en imkansız safında
Seveceğim seni.
İyi ki varsın sevgili..
Ben varken yalnız değilsin.
"Çoktan da çok seviyorum"
dedi kadın.....
Seni düşündükçe,
panayırlar kuruluyor göğsümün ortasına,
fesleğenler açıyor,
ruhumun kırık dökük saksılarında,
mesela,
Çıplak ayaklı çocuklar koşuyor fikrimin arka sokaklarında....
Sevdası bol türküler birikiyor dudak kenarlarıma...
"Ve ömrümü ömrüne ilikleyesim geliyor,
Bıkmadan,
Defalarca............
dedi kadın.....
Seni düşündükçe,
panayırlar kuruluyor göğsümün ortasına,
fesleğenler açıyor,
ruhumun kırık dökük saksılarında,
mesela,
Çıplak ayaklı çocuklar koşuyor fikrimin arka sokaklarında....
Sevdası bol türküler birikiyor dudak kenarlarıma...
"Ve ömrümü ömrüne ilikleyesim geliyor,
Bıkmadan,
Defalarca............
Sen geldin ve benim deli köşemde durdun
Bulutlar geldi ve üstünde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin
Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu
Bulutlar geldi altında durduk
Bulutlar geldi ve üstünde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin
Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu
Bulutlar geldi altında durduk
Ve güldün rengarenk yağmurlar yağdı
İnsanı ağlatan yağmurlar yağdı
Yaralı bir ceylan gözleri kadar sıcak
Yaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardı
-Sezai Karakoç.
İnsanı ağlatan yağmurlar yağdı
Yaralı bir ceylan gözleri kadar sıcak
Yaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardı
-Sezai Karakoç.
Seni göremediğim kadar duyabilmeyi isterdim şimdi.
G/öz ucu ile susuyorum,korkak ve titrek bir sessizlik bırakıyorum ardımdan.
Sahi,söyler misin?
Aramıza kaç gece sığdırdın?
Bu uzaklık neyin nesi ey yar!
Yaramın derininden b/akıyorum sana bu gece.
İster tut/ma,istersen tut/ma; Sen aşksın ezelinden ezelime!
....
G/öz ucu ile susuyorum,korkak ve titrek bir sessizlik bırakıyorum ardımdan.
Sahi,söyler misin?
Aramıza kaç gece sığdırdın?
Bu uzaklık neyin nesi ey yar!
Yaramın derininden b/akıyorum sana bu gece.
İster tut/ma,istersen tut/ma; Sen aşksın ezelinden ezelime!
....
Evet zordu seni ölümden caydırmak.. Ve siyahtan ayırmak.. Kaç tabut
taşıdı bu omuzlar ? Kaç defne şahit oldu bu gözler ? Ve kaç kez suçüstü
yakalandı suçsuzluğum.. Ve mutsuzluğum kaç kez rehin alındı…. Şimdi
sesimi kısıp senin ölüme koşusunu izlemememi istiyorsun.. İzin
vermeyeceğim.. Diri diri yüreğini, Eze eze gözlerini gitmene yol
vermeyeceğim.. Ya ez geç beni.. Ya da bir Elif miktarı yaşa..
Şimdi sesinin yokluğunda adının yedi harfine sığındım. Her harfine bir düş sakladım.
Her gülüşüne bir Cennet. Sen acıya yanaştıkça ben adını mutlulukla anıyor olacağım.
Hadi diyorum kendini kendi yürek darağacında asmaya devam et.
Sen kendini öldürdükçe, Ben seni binlerce kez satırlarda doğurmaya, Cümle kenarlarında yaşatmaya, Noktalama işaretlerinde nefes aldırmaya, Ve paragraf başlarında mutlulukla anmaya yemin ettim.
Her gülüşüne bir Cennet. Sen acıya yanaştıkça ben adını mutlulukla anıyor olacağım.
Hadi diyorum kendini kendi yürek darağacında asmaya devam et.
Sen kendini öldürdükçe, Ben seni binlerce kez satırlarda doğurmaya, Cümle kenarlarında yaşatmaya, Noktalama işaretlerinde nefes aldırmaya, Ve paragraf başlarında mutlulukla anmaya yemin ettim.
Susma, karanfiller örtmesin üzerimi..
Kıyısız kalmasın bendeki öznelerin.
Susma, içimdeki dilenci kanamasın.
Rehin düşmesin mürekkebim bozkır toprağına.
Susma ne olur.
Kopmasın sende saklı kıyametim..
Biliyorum attığın her adım sonrası yangın yeri..
Köşe başları tutulmuş..
Eller tetikte.
Her kelimende bir ölüm saklı..
Ama sen konuş beni.
Bedeli ne olursa olsun sen sadeliğimi kelimelerinle zenginleştir.
Yeni anlamlar yükle sevdamın yalınlığına.
Dudaklarındaki en değerli hazine olan nefesine kat.
Öznesizliğim yeniden kanamasın..
Sakın susma…
Kıyısız kalmasın bendeki öznelerin.
Susma, içimdeki dilenci kanamasın.
Rehin düşmesin mürekkebim bozkır toprağına.
Susma ne olur.
Kopmasın sende saklı kıyametim..
Biliyorum attığın her adım sonrası yangın yeri..
Köşe başları tutulmuş..
Eller tetikte.
Her kelimende bir ölüm saklı..
Ama sen konuş beni.
Bedeli ne olursa olsun sen sadeliğimi kelimelerinle zenginleştir.
Yeni anlamlar yükle sevdamın yalınlığına.
Dudaklarındaki en değerli hazine olan nefesine kat.
Öznesizliğim yeniden kanamasın..
Sakın susma…
!! ___ Sahibinden az ve temiz hislerle kullanılmış,
_'' Seni seviyorum '' _
_ '' İyiki Varsın , İyiki Benimlesin, İyiki Benimsin '' _
'' Ölene dek Hep Birlikte Olacağız ''
____ Cümleleri Sonsuza dek SATILIKTIR ...
BEN ;
Kefaleti ağır bir sevdanın, " yüreğimde ki kırıklarda asılı kalan " ;
" Özledim seni ''..!" Sesi ile yetineceğim...
_'' Seni seviyorum '' _
_ '' İyiki Varsın , İyiki Benimlesin, İyiki Benimsin '' _
'' Ölene dek Hep Birlikte Olacağız ''
____ Cümleleri Sonsuza dek SATILIKTIR ...
BEN ;
Kefaleti ağır bir sevdanın, " yüreğimde ki kırıklarda asılı kalan " ;
" Özledim seni ''..!" Sesi ile yetineceğim...
Hep aynı sessizlikle geliyor gece…
Hep aynı yalan dolan masalları dinliyorum yine…
Hep aynı yüzler, hep aynı sesler peşimde…
Anlatamıyorum, inandıramıyorum kendime…
Sen benim yarım kalan cümlelerimsin…
Hiç söyleyemediğim, söylemediğim o sözlerim…
Sen benim hiç ısınmayan ellerimsin…
Hiç unutamayan, unutmayan o kalbim…
Hep aynı yalan dolan masalları dinliyorum yine…
Hep aynı yüzler, hep aynı sesler peşimde…
Anlatamıyorum, inandıramıyorum kendime…
Sen benim yarım kalan cümlelerimsin…
Hiç söyleyemediğim, söylemediğim o sözlerim…
Sen benim hiç ısınmayan ellerimsin…
Hiç unutamayan, unutmayan o kalbim…
Sen benim eksik kalan yerimsin…
Kapattığım pencereler, güneşlere çektiğim o perdelerim…
Sen benim hiç sevmediğim sessizliğimsin…
Kaybettiğim yolum, korktuğum karanlık, hiç tutamadığım o yeminlerim…
Sen benim terk ettiğim şehirlerimsin…
Düştüğüm çukur, uzanan ellerim, hiç tutunamadığım gidenlerim…
Sen benim kovulduğum cennetimsin!
Eğdiğim yüzüm, sövdüğüm aydınlığa hiç açamadığım gözlerim.
Kapattığım pencereler, güneşlere çektiğim o perdelerim…
Sen benim hiç sevmediğim sessizliğimsin…
Kaybettiğim yolum, korktuğum karanlık, hiç tutamadığım o yeminlerim…
Sen benim terk ettiğim şehirlerimsin…
Düştüğüm çukur, uzanan ellerim, hiç tutunamadığım gidenlerim…
Sen benim kovulduğum cennetimsin!
Eğdiğim yüzüm, sövdüğüm aydınlığa hiç açamadığım gözlerim.
20 Ocak 2016 Çarşamba
14 Ocak 2016 Perşembe
Yokluğundan kalan 'yorgunluk',daha fazla yürütmüyor beni.
İzin vermiyor 'konuşmasına' dil'in,'hayat' sükuta bürünüyor gözümde!
Kopmazdı'm böylesine,yıkılmazdı bir 'hayat' içimde,sen olsaydın.
Ve 'konuşmak' isterken tüm yanlarımla sana,bir ateş saldırısı altında kalır gibi 'hayatım',sensizliğin saldırısı altında can veriyor içimde ki tüm 'çocuk' yanlarım...
Öylesin/e...
İzin vermiyor 'konuşmasına' dil'in,'hayat' sükuta bürünüyor gözümde!
Kopmazdı'm böylesine,yıkılmazdı bir 'hayat' içimde,sen olsaydın.
Ve 'konuşmak' isterken tüm yanlarımla sana,bir ateş saldırısı altında kalır gibi 'hayatım',sensizliğin saldırısı altında can veriyor içimde ki tüm 'çocuk' yanlarım...
Öylesin/e...
Bir yalan uyduruyorum ben kendimce,
Kendime umutsuzluk,
Sana Umudum,
Yollarına çaresizlik düşmüş Eşkıya,
Ben sana zehir zemberek suskunluğum,
Ben sana gözlerinden vurulmuşum;
Sana açılan Kapıların kapanan sesinde,
Ben seni değil Kendimi unutmuşum;
Yaralarımın kanayan damarlarına,
Uykusuz gecelerimden kör sokaklar sürmüşüm;
Ne mutlu bana...
Ne mutlu,
En çok bir yıldız kayıyor biliyormusunuz?
Bir dilek tutuyorum işte,
Ellerin oluyor... Tutunuyorum sana..
Soluksuz bir sokak lambası altında,
Şubat'a müebbet gözlerini sunuyorum sana
Anlasana.....
Kendime umutsuzluk,
Sana Umudum,
Yollarına çaresizlik düşmüş Eşkıya,
Ben sana zehir zemberek suskunluğum,
Ben sana gözlerinden vurulmuşum;
Sana açılan Kapıların kapanan sesinde,
Ben seni değil Kendimi unutmuşum;
Yaralarımın kanayan damarlarına,
Uykusuz gecelerimden kör sokaklar sürmüşüm;
Ne mutlu bana...
Ne mutlu,
En çok bir yıldız kayıyor biliyormusunuz?
Bir dilek tutuyorum işte,
Ellerin oluyor... Tutunuyorum sana..
Soluksuz bir sokak lambası altında,
Şubat'a müebbet gözlerini sunuyorum sana
Anlasana.....
Seni Sevmek için ne kadar sebep varsa içimde..
İşte o kadar yalan uyduruyorum kendime,
O kadar yalan... Kime ne...
Kendime yalanlarla tutunuyorsam kime ne?
Kendimi sende unutuyorsam kime ne?
Sende susuyor, Sende konuşuyorsam
Sende uyuyup Sende uyanıyorsam,
Vuruyorsam talan olan umudun mahzeninde kendimi,
Kime ne,
Kime ne kendimi kanatıyorsam senin düşüncende,
Yalan yada gerçek,
Sen sakın gecesiz uykularımda üşüme!
Ben üşüyorsam kime ne....
İşte o kadar yalan uyduruyorum kendime,
O kadar yalan... Kime ne...
Kendime yalanlarla tutunuyorsam kime ne?
Kendimi sende unutuyorsam kime ne?
Sende susuyor, Sende konuşuyorsam
Sende uyuyup Sende uyanıyorsam,
Vuruyorsam talan olan umudun mahzeninde kendimi,
Kime ne,
Kime ne kendimi kanatıyorsam senin düşüncende,
Yalan yada gerçek,
Sen sakın gecesiz uykularımda üşüme!
Ben üşüyorsam kime ne....
12 Ocak 2016 Salı
Bir tarafı arafta bir tarafı hâlâ meçhúl bir sevdaya dair satırlar d/üşüyor bağrımda/n.
Gözlerime üşüşürken hayalin teker teker perde misali,
Ben hâlâ sana kanıyorum?
Gözlerime üşüşürken hayalin teker teker perde misali,
Ben hâlâ sana kanıyorum?
Yok mu önümde yokluğundan b/aşka izi sürülecek bir yol yâr?
Çıkar/sızım işte.
Çıkarsızca bekliyorum hâlâ seni hiç olmadığın her yerler de.
Her gelmediğin yer ömrüme kurulmuş bir darağacı şimdi.
Sesim kelimelerim sessizliğime asılıyor.
Soramıyorum seni getiresi adresleri.
Utangaçlıklarla doldu taştı sen yorgunu mağrur yüreğim.
Ve tefsir edilmesi güç yorgunluklarım var yürek heybemde sana dair.
Ve dargınlıklar, nice kırgınlıklar besliyor yüzümün gülmeyen çehresi.
Yüreğim, mahşerin yangın yerine büründü yokluğunda şimdi yâr.
Ateş rengini firkâtin nâr'in den mi aldı?
Yâr i meçhúl'úm!
Ömrüm lâl yağmurlarında bitâp düştü.
Adın ne?
Adına sır mı düştü yâr?
Ömrüm, hüzünbaz bekleyişler yerleşkesi.
Niyetin çaresizlikler içinde çaresiz bırakmak mıydı beni?
Feryadım duâlarımın ardında gizli şimdi yâr!
Vuslat'ımız mahşere mi kaldı?
Ömrümün üzerine kefen rengi yokluklar biçme.
Daha bir selâm vermeden, bana bin selâ d/okuma yâr...
Gel...
Çıkar/sızım işte.
Çıkarsızca bekliyorum hâlâ seni hiç olmadığın her yerler de.
Her gelmediğin yer ömrüme kurulmuş bir darağacı şimdi.
Sesim kelimelerim sessizliğime asılıyor.
Soramıyorum seni getiresi adresleri.
Utangaçlıklarla doldu taştı sen yorgunu mağrur yüreğim.
Ve tefsir edilmesi güç yorgunluklarım var yürek heybemde sana dair.
Ve dargınlıklar, nice kırgınlıklar besliyor yüzümün gülmeyen çehresi.
Yüreğim, mahşerin yangın yerine büründü yokluğunda şimdi yâr.
Ateş rengini firkâtin nâr'in den mi aldı?
Yâr i meçhúl'úm!
Ömrüm lâl yağmurlarında bitâp düştü.
Adın ne?
Adına sır mı düştü yâr?
Ömrüm, hüzünbaz bekleyişler yerleşkesi.
Niyetin çaresizlikler içinde çaresiz bırakmak mıydı beni?
Feryadım duâlarımın ardında gizli şimdi yâr!
Vuslat'ımız mahşere mi kaldı?
Ömrümün üzerine kefen rengi yokluklar biçme.
Daha bir selâm vermeden, bana bin selâ d/okuma yâr...
Gel...
İniltilerim haberci olup sevgiliye varsın da ah edip ağlayışımı haber versin.
İradesizce ağlayan gözlerimin sularından haber versin.
Yarık yarık olmuş göğsüm, üstüme gelen gam dalgasından,
İçimdeki kan saçan yara, yare gücenişimden haber versin.
Gonca gülsün, gül açılsın, dere feryat eylesin.
Sen dur ey bülbül, biraz da gül bahçesinde yarim söylesin.
Kavuşma arzusu ile geceleri uyanık oluşlarımı
Hasret ağlayışı ile bekleyen gözlerim söylesin
Bende arzu harfini yazmaya takat kalmadı ey Nâbî
Yerinde duramayan renkli kalemimin cızırtısı söylesin
İradesizce ağlayan gözlerimin sularından haber versin.
Yarık yarık olmuş göğsüm, üstüme gelen gam dalgasından,
İçimdeki kan saçan yara, yare gücenişimden haber versin.
Gonca gülsün, gül açılsın, dere feryat eylesin.
Sen dur ey bülbül, biraz da gül bahçesinde yarim söylesin.
Kavuşma arzusu ile geceleri uyanık oluşlarımı
Hasret ağlayışı ile bekleyen gözlerim söylesin
Bende arzu harfini yazmaya takat kalmadı ey Nâbî
Yerinde duramayan renkli kalemimin cızırtısı söylesin
9 Ocak 2016 Cumartesi
Hep aynı sessizlikle geliyor gece…
Hep aynı yalan dolan masalları dinliyorum yine…
Hep aynı yüzler, hep aynı sesler peşimde…
Anlatamıyorum, inandıramıyorum kendime…
Sen benim yarım kalan cümlelerimsin…
Hiç söyleyemediğim, söylemediğim o sözlerim…
Sen benim hiç ısınmayan ellerimsin…
Hiç unutamayan, unutmayan o kalbim…
Hep aynı yalan dolan masalları dinliyorum yine…
Hep aynı yüzler, hep aynı sesler peşimde…
Anlatamıyorum, inandıramıyorum kendime…
Sen benim yarım kalan cümlelerimsin…
Hiç söyleyemediğim, söylemediğim o sözlerim…
Sen benim hiç ısınmayan ellerimsin…
Hiç unutamayan, unutmayan o kalbim…
Sen benim eksik kalan yerimsin…
Kapattığım pencereler, güneşlere çektiğim o perdelerim…
Sen benim hiç sevmediğim sessizliğimsin…
Kaybettiğim yolum, korktuğum karanlık, hiç tutamadığım o yeminlerim…
Sen benim terk ettiğim şehirlerimsin…
Düştüğüm çukur, uzanan ellerim, hiç tutunamadığım gidenlerim…
Sen benim kovulduğum cennetimsin!
Eğdiğim yüzüm, sövdüğüm aydınlığa hiç açamadığım gözlerim.
Kapattığım pencereler, güneşlere çektiğim o perdelerim…
Sen benim hiç sevmediğim sessizliğimsin…
Kaybettiğim yolum, korktuğum karanlık, hiç tutamadığım o yeminlerim…
Sen benim terk ettiğim şehirlerimsin…
Düştüğüm çukur, uzanan ellerim, hiç tutunamadığım gidenlerim…
Sen benim kovulduğum cennetimsin!
Eğdiğim yüzüm, sövdüğüm aydınlığa hiç açamadığım gözlerim.
5 Ocak 2016 Salı
Bir tarafı arafta bir tarafı hâlâ meçhúl bir sevdaya dair satırlar d/üşüyor bağrımda/n.
Gözlerime üşüşürken hayalin teker teker perde misali,
Ben hâlâ sana kanıyorum?
Gözlerime üşüşürken hayalin teker teker perde misali,
Ben hâlâ sana kanıyorum?
Yok mu önümde yokluğundan b/aşka izi sürülecek bir yol yâr?
Çıkar/sızım işte.
Çıkarsızca bekliyorum hâlâ seni hiç olmadığın her yerler de.
Her gelmediğin yer ömrüme kurulmuş bir darağacı şimdi.
Sesim kelimelerim sessizliğime asılıyor.
Soramıyorum seni getiresi adresleri.
Utangaçlıklarla doldu taştı sen yorgunu mağrur yüreğim.
Ve tefsir edilmesi güç yorgunluklarım var yürek heybemde sana dair.
Ve dargınlıklar, nice kırgınlıklar besliyor yüzümün gülmeyen çehresi.
Yüreğim, mahşerin yangın yerine büründü yokluğunda şimdi yâr.
Ateş rengini firkâtin nâr'in den mi aldı?
Yâr i meçhúl'úm!
Ömrüm lâl yağmurlarında bitâp düştü.
Adın ne?
Adına sır mı düştü yâr?
Ömrüm, hüzünbaz bekleyişler yerleşkesi.
Niyetin çaresizlikler içinde çaresiz bırakmak mıydı beni?
Feryadım duâlarımın ardında gizli şimdi yâr!
Vuslat'ımız mahşere mi kaldı?
Ömrümün üzerine kefen rengi yokluklar biçme.
Daha bir selâm vermeden, bana bin selâ d/okuma yâr...
Gel...
Çıkar/sızım işte.
Çıkarsızca bekliyorum hâlâ seni hiç olmadığın her yerler de.
Her gelmediğin yer ömrüme kurulmuş bir darağacı şimdi.
Sesim kelimelerim sessizliğime asılıyor.
Soramıyorum seni getiresi adresleri.
Utangaçlıklarla doldu taştı sen yorgunu mağrur yüreğim.
Ve tefsir edilmesi güç yorgunluklarım var yürek heybemde sana dair.
Ve dargınlıklar, nice kırgınlıklar besliyor yüzümün gülmeyen çehresi.
Yüreğim, mahşerin yangın yerine büründü yokluğunda şimdi yâr.
Ateş rengini firkâtin nâr'in den mi aldı?
Yâr i meçhúl'úm!
Ömrüm lâl yağmurlarında bitâp düştü.
Adın ne?
Adına sır mı düştü yâr?
Ömrüm, hüzünbaz bekleyişler yerleşkesi.
Niyetin çaresizlikler içinde çaresiz bırakmak mıydı beni?
Feryadım duâlarımın ardında gizli şimdi yâr!
Vuslat'ımız mahşere mi kaldı?
Ömrümün üzerine kefen rengi yokluklar biçme.
Daha bir selâm vermeden, bana bin selâ d/okuma yâr...
Gel...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)